![]() |
Felsefe Ders Notları |
Yanıt Yaz
|
| Yazar | |
hale
Yeni Üye
Kayıt Tarihi: 17.Ocak.2009 Konum: mimari Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 29 |
Alıntı Cevapla
Konu: Felsefe Ders NotlarıGönderim Zamanı: 02.Subat.2009 Saat 01:13 |
|
Faruk Hocamızın dersinde tuttuğum notlar ( bence önemli olan tüm konuşmalar :) ) umarım yardımcı olur..
iyi çalışmalar
|
|
![]() |
|
nâ
Üye
Kayıt Tarihi: 07.Ocak.2009 Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 44 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 02.Subat.2009 Saat 01:29 |
|
Teşekkür ederiz Hale, ellerine sağlık, çok güzel olmuş. Ben de Mimarlık Tarihini hazırlıyorum seninki kadar güzel olmasa da biter bitmez paylaşıcam inşallah
İstersen Facebook'ta da paylaş, burada görmeyenler de istifade etsin.. Düzenleyen nâ - 02.Subat.2009 Saat 01:32 |
|
![]() |
|
hale
Yeni Üye
Kayıt Tarihi: 17.Ocak.2009 Konum: mimari Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 29 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 02.Subat.2009 Saat 01:35 |
|
:) rica ederim..
facebook a yazdım ama sadece bilgi verdim isteyen girip forumdan alsın dedim
bi bahaneyle foruma çekeriz sınıftakileri dedim :)
şimdi tarihe başlıyorum ama ne zaman biter bilinmez
karşılaştırırız birbirimizinkileri çok iyi olur yaa..
|
|
![]() |
|
nâ
Üye
Kayıt Tarihi: 07.Ocak.2009 Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 44 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 02.Subat.2009 Saat 01:40 |
|
Evet foruma yönlendirmek daha doğru
Dediğin gibi karşılaştırınca çok faydalı oluyor. Mesela senin Felsefe notlarını görünce benimkileri yazmaktan vazgeçtim çünki hiçbirşey yazmamışım zaten
|
|
![]() |
|
nâ
Üye
Kayıt Tarihi: 07.Ocak.2009 Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 44 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 02.Subat.2009 Saat 01:42 |
|
ayrıca word de nasıl çizim yapılıyor?
|
|
![]() |
|
hale
Yeni Üye
Kayıt Tarihi: 17.Ocak.2009 Konum: mimari Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 29 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 02.Subat.2009 Saat 01:45 |
|
her duyduğunu yazmışsın mı diyosun :)
word de çizim yapılıyo mu bilmiyorum ben onları autocad de çizip ekledim
demokrasiyi seviyorum ve tabi autocad di de :)
|
|
![]() |
|
hale
Yeni Üye
Kayıt Tarihi: 17.Ocak.2009 Konum: mimari Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 29 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 02.Subat.2009 Saat 01:54 |
|
notlara yazmadığım önemli bi not
küçük prens in özeti : gerçek sevgi ona yüklediğin değerde saklı
:)
|
|
![]() |
|
camelmoonbull
Üye
Kayıt Tarihi: 16.Ocak.2009 Konum: mim.tas.II Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 26 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 02.Subat.2009 Saat 12:34 |
|
ben siliyorum o zaman notlar zannettiğim müsvettelerimi,sizinkilerin yanında utanmasınlar
Düzenleyen camelmoonbull - 02.Subat.2009 Saat 12:34 |
|
|
1stanbu1
|
|
![]() |
|
Faruk
Yönetici
Kayıt Tarihi: 01.Ocak.2009 Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 81 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 04.Subat.2009 Saat 02:48 |
|
kendi ders notlarimi bende alayim diye linke girdim :) biryere gitmedi link calismiyor :)
|
|
![]() |
|
camelmoonbull
Üye
Kayıt Tarihi: 16.Ocak.2009 Konum: mim.tas.II Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 26 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 04.Subat.2009 Saat 14:33 |
|
evet, sınırlı sayıda download müsaadesi varmış. 10 kere download edilebiliyormuş, ne yazık ki hocam
|
|
|
1stanbu1
|
|
![]() |
|
nergiz
Yeni Üye
Kayıt Tarihi: 30.Ocak.2009 Konum: mimari 2 Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 5 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 04.Subat.2009 Saat 15:28 |
|
FARUK hocam,hani diyordumya 4.soru olması lazımdı diye ,dün gece uyurken aklıma geldi.BEN SANKİ karim rashid i niye anlatmadın. philippe starck ta vardı.aziz sarıyer derin sarıyer anlatabilirdim.NASIL öfkelendim kendime bir bilseniz ,her ay takip ettiğim insanlar aklımın ucuna dahi gelmedi.NE olacak şimdi hocam? |
|
|
düşünmek lazım!
|
|
![]() |
|
Misfit
Yeni Üye
Kayıt Tarihi: 15.Ocak.2009 Konum: Endüstriel Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 17 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 05.Subat.2009 Saat 23:58 |
|
31 Ocak cumartesi felsefe dersi notları biraz geç oldu ama eksik ve yanlış yerler için kusura bakmayın kolay gelsin
(İnsanoğlu dünyaya geldikten sonra kaç habitat geçirir?) J
Felsefenin 4 ana konusu; Epistomoloji(bilgi),Estetik(güzellik),Etik(fayda),Ontoloji(varlık). Epistomoloji (bilgi): Bilginin bilgisi, güzelliğin bilgisi,faydanın bilgisi ve varlığın bilgisiyle ilgilenir.Bilginin bilgisi bilimdedir,bilimden alır.Estetik ve güzelliğin bilgisi sanat da.Ontolojinin bilgisi kainatta.Epistomoloji eğer bilgiyle yani bilginin bilgisiyle ilgileniyorsa,demek ki estetik güzelliğin bilgisiyle ilgilenince farklı bir şeyle ilgilenmiş olması gerekiyor yani sözel bir bilgi değil. İnsan 5 duyuyla bilgi sahibi olur.(Görsel, işitsel, dokunsal,tatsal ve koku) Bilgiyi algıladığımız araçlar da iletişim araçlarıdır. 5 duyuyla algıladığımız bilgileri mesela; yazı olarak gördüğümüz bir şeyi, yazıyla konuşma arasında ki duyusal alış farkı nedir? Bilgiler nereye gider? Aslında kalp ve beynimizin birleşimi olan düşünce dünyamıza. Güzellik ve sanat 5 duyuyu kullanıyor ama geldiği nokta bilgi bilgisi değil,estetik bilgisi yani size güzel,hoş çirkin dedirten şey aslında estetik-güzellik bilgisi demek ki kalp ve beyin bizim 5 duyumuzla aldığımız bilgilerin neticesinde oluşan bir tortu.Bir insana neden zevkli diyoruz,kalp-ruh oluştuğu için,bir insana neden bilgili diyoruz beyninde bu konuda birikim yaptığı için demek ki 2 madde sizin kültürünüzü ve birikiminizi oluşturuyor.(Bilginin kaynağı Allah’tır ve bildiklerimizi onun bize hediye ettiklerinden biliyoruz)Bizim baktığımız hacim dünyası,kainat bizi bilgi olarak yanıltabilir sonuçta bilgiyi biz varlıktan almıyoruz, bilgiyi direk ilham gibi çünkü ilham da bize gönderilen bir bilgidir bilgi bize direk Allah tarafından hediye edilir.Bazı bilgiler vardır ki bütün insanlara hediye edilir ve bazı bilgiler vardır ki bazı insanlara hediye edilir.Mesela bütün insanlar dünyaya geldiği anda konuşmaya başlıyor.Dil bir insan için bilgide çok yüksek bir seviyedir,inanılmaz zordur dil dehşet bir bilgi paketidir bize hediye edilir ve bebekler konuşmaya başlar.Yine aynı şekilde okuma-yazma yı öğrenme büyük bir bilgi hediyesidir.Bilgiyi nerden aldığınızı bilirseniz nereye gideceğinizi de bilirsiniz.Kaynağı bilirseniz tekrar bilgiye ihtiyacınız olduğunda bulabilirsiniz.Bu düşünce felsefesinin geldiği bir nokta ve önemli felsefecilerin (Sokrates,Dostoyevski…) üzerinde durduğu bir düşüncedir.Bilgiyi kaynaktan alıyorsak birbirimizden aldığımız nedir? Aslında şekil dünyasına biz bağlıyız ve bir bilgi birisinden geliyor diye bu aslında kaynaktan gelmiyor demek değil dir.Bir de bilgi olmayan bilgiler var.Diyelim ki kaynaktan gelen bilgiler doğru bilgiler ama insan birçok şeyi deforme edebildiği gibi bilgiyi de deforme edebiliyor. Doğru bilgiyi nasıl ayırt edeceksiniz? Kaynaktan gelen bilgiler bozulduysa, doğruluğunu veya yanlışlığını nasıl anlayacaksınız? Bilgiyi getiren bilginin elçisine dikkat edilir…. İnsanların filtreleri vardır,filtrelerle alıp filtrelerle verirler.Filtre denilen şey aslında, insanların hayatlarında oluşturdukları erdemlerdir.O filtreden size bilgi gelip bilgi çıkar.Bilgi girerken eğer filtreleri çok dar, paslanmış, yosunlu kötü ise söylenilen iyi bir bilgiyi bile kötü alırsınız.Eğer filtreniz yine aynı şekilde ise verdiğiniz bilgide de filtrenizin kötülüğünden bilgiye bulaşıyor.O zaman filtreyi temiz tutmak için kendimizde ve bilgi aldığımız kişide doğru sözlü olması, güvenilir olması bilgili olması lazım…. Tarih kulaktan kulağa bilgi alış-verişiyse eğer, bazen gelen son bilgi çıkış kaynağındaki ilk bilgi olmuyor.Bunun sebebi,aktaran kişinin filtresinden çıkan bilgi diğer insanların filtrelerinde déjénéré oluyor.Bizim bir kere doğru bilgiye erişmemiz lazım.Doğru bilgiyi yanlış bilgiden ayırt edecek olan şey bilgi (iki ayaklı sandalyeler düşünün, ayakta durabilmesi için bir yere dayanması lazım) Bilgiler zincirlemeyse eğer,doğru bilgiyle yanlış bilgiyi yine bilgiyle ayırt etmemiz gerekiyorsa e yine ayırt etmeniz gereken bilgiyi nerden bulacaksınız? Ayırt etmeniz gereken bilginin, doğru veya yanlış olduğunu ayırt etmek için neyi kullanacaksınız? Yine bilgiyi ve bu böyle devam ediyor. Eğer bilgiyle bunu ayırt edecekseniz sürekli bir bilgiye ihtiyacınız oluyor. O noktada artık siz düşünmeyi ve bilgi araştırmayı kaynağa doğru götürüyorsunuz. Dolayısıyla bilginin kaynağı Allah’tır. Kaynağa nasıl gidilir? O kaynağa gidip doğru bilgiyi nasıl bulursunuz? Kaynağa nerden ulaşırsınız? Hakiki bilgi 5 duyumuza geliyor. Kaynaktan gelen bilgi nerde var? Bir görsel ayet var (kainat ta), iki sözel ayet var kitapta. Sözel ayeti kitabı okuyarak çözebilirsiniz, görsel ayeti de kainatı ya da görsel bilgiyi okuyarak anlayabilirsiniz. Sözel bilgiyi okuyabilirsiniz ama görsel bilgiyi nasıl okursunuz? Görsel ayetleri ve görsel saf bilgiyi nasıl edinebilirsiniz? Kainat ta ki görsel dil ile anlayabilirsiniz ama görsel dil şuana kadar üzerine düşülmemiş bir dil. Görsel bilgi çook karışık sözel bilgi gibi değil, çok ileri düzeyde. Çünkü çok fazla bilgi var ve şuana kadar henüz oraya girilmedi yani mesela bir kertenkele nin üzerinde florasan portakal rengi bir renk var aslında görsel bilgi içinde bütün hayvanlar onu biliyor bu bilgi verilmiş ve diğerleri zehirli olduğunu bilip dokunmuyor. Dikkat ettiyseniz zehirli yılan , kurbağa vs. gibi hayvanlara florasan renk verilmiş çünkü görsel bir dil var ve biz o görsel dili çözmek için şunlardan yararlanıyoruz yani aslında bilimden yararlanıyoruz.Matematiğin geometrisinden, Kimyanın malzemesinden falan yani bilim dallarından yararlanıyoruz bunu çözmek için ( bu kayıt dışı bir sözdür ; ama aslında Faruk Hocaya göre görsel dilin alfabesi başka ve daha henüz insanoğlu o görsel dili çözemedi J) Görsel ayetleri henüz kavramaya çalışıyor ama tam kavrayamıyor. Yani şuanda National Geography de gördüğümüz bütün araştırmalar görsel dilin çözülmesi üzerine yapılan araştırmalar ama bir söz bu dilin çözülemeyeceğini ya da tamamlanmayacağını ortaya koyuyor ‘Dünya da ki bütün hayvan cinsleri insanlar tarafından bulunmadan kıyamet kopacak.’ Bilim ve sanat tarafından görsel dil çözülmeye çalışılıyor. Sözel alfabe nasıl oluştu? Sonuçta sözel alfabe eğer sesle şeklin birleşimiyse şöyle düşünüldü yani ‘h’ he ‘r’ re bu sesler bir harf oldu, bu harflerde arka arkaya gelerek bir dili oluşturdu.Sonuçta insanoğlu bu alfabeyi yazıp yönetip, bu dili oluşturacak kadar ileri düzeyde değil bu alfabe hazır veriliyor insanoğluna. Bu bilgi olarak veriliyor ve insanlar bunun nasıl çözüldüğünü anlayamadığı için Babil kule hikayesini anlatılıyor ve bütün dillerin çıkış noktası olarak söyleniyor J Çünkü bir dilin oluşma evresinin bir insanın yapabileceği bir evre olmadığı için insan hazır gelen bilgiyi inkar eder. (önemli) Bilimi oluşturan bilgi olduğuna göre, bilginin de gerçeği yanlışı karışık olduğu için ve yanlışla doğruyu ayırt edecek şey de bilgi olduğu için bilim bunu ayırt edecek olan bilgiyi deney-gözlem-mantığa dayandırıyor!!! Buna dayandırdığı zaman da çözemediği şeyler olduğu için ruh gibi aşk gibi şeyler çözülemiyor. ( buda kayıt dışı biraz alakasız olsa da çok sevdiğim bir söz ‘her şeyi madde de arayanların akılları gözlerinde dir, göz ise maneviyatta kördür .’ J ) Demek ki onunda dayandırdığı yani doğruyla yanlışı ayırt edecek bilgi doğru bilgi olmadığı için bilimin içinde de aslında yanlışlıklar süre geliyor. (mesela bazı doktorlar dişleri sağdan sola fırçalayın diyor bir zaman sonra yukarıdan aşağıya fırçalamak iyidir diyor, sürekli bilim böyle değişiyor.) Çünkü bilimde de hakiki bilgi yok sadece gelişiyor şuanda ve gelişirken hem aslında hakiki bilgi kaynağına gidiyor hem de inkar ediyor ikisini bir arada yapıyor. O zaman 2. kısımda çuvallıyor yani doğruyla yanlış bilgiyi ayırt edebilecek olan bilgide çuvallıyor ve o bilgide çuvalladığı için bilim saf, mutlak bilgiyi ortaya çıkartamıyor ve sürekli gelişmek zorunda kalıyor. (Kaptan Custo bilimin içinde doğru ya da yanlış bilgiyi deney-gözlem-mantık bilgisiyle ayırt ediyor. 2 türlü bilgi var, duyularla aldığımız doğru yada yanlış bilgi var bir de onları ayırt edebileceğimiz filtre bilgisi.) Bir mimar yada endüstriel tasarımcı bilgisinin doğru bilgisini ve yanlış bilgisini ayırt etmek için deney-gözlem-mantık kullandığı sürece aslında bilimin gittiği yere kadar gidebilecek ama bir üst düzeyde ayırt edici başka bir bilgi kullandığın da yani doğru bilgiyle yanlış bilgiyi ayırt edici kaynaktan bilgi kullanmaya başladığın da bilimin önünde gidecek,bilimin önünde gitmek mümkün, bilimin önünde gidenlere bilim adamı, mucit diyoruz J Birey kendi cesaretini gösterdiğin de, farklı bir fikir ortaya attığın da, kendi bireysel özel fikrini, manifestosunu o zaman bilimin, sanatın, tasarımın önüne geçiyor.Zaten bütün bu dersleri yapma sebebimiz de bu J Siz topluca, topluluk ruhuyla hareket edip ‘ ya tasarım trentleri nereye gitmiş ? şura ya, tama bende bunu yapayım!’ da yapabilirsiniz, bir çok tasarımcının yaptığı gibi yada işin membasına kaynağına inip, bütün bilgilerin nerden çıktığına bakıp,ora dan sözel ve görsel bilgiler çıkartıp o bilgileri; 1 doğru bilgi olarak kullanabilirsiniz, 2 doğru ve yanlışı ayırt eden bilgi olarak kullanabilirsiniz yani iki türlü. Estetik (güzellik) : Güzellik neye göredir? Misal bir yılan yada fare gördüğünüz de size göre güzel olmayabilir ama onun kendi dünyasında onları da çekici bulanlar var J Biz çirkin deriz belki ama onlara göre dünyanın en güzel yaratıklarıdırlar J ‘Scope’ ‘Bakış açışı’ (mikro-makro) Çirkin olmasaydı güzel olur muydu? Her şey zıttı ile güzel ve zıttı olduğu sürece vardır! Etik (fayda) : Bir şeyin faydası varsa, medeniyete ve insanlığa faydası vardır, bir şeyin faydası yoksa medeniyet ve insanlığa faydası yoktur. Faydası olan şeyler de felsefenin konusu (tasarım felsefesine girince önemini göreceğiz J ) Ontoloji (varlı) : Varlık 2 ye ayrılır; cismani ve cismani olmayan. Cismani olan 2 ye ayrılır canlı ve cansız. Canlı olan 3 e ayrılır bitki, hayvan, insan ve cansız 2 ye ayrılır doğal, yapay. |
|
|
SoldieR!!!
|
|
![]() |
|
nâ
Üye
Kayıt Tarihi: 07.Ocak.2009 Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 44 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 19.Subat.2009 Saat 01:26 |
|
10 Şubat tarihli Felsefe dersinin notlarını almış olan arkadaşlar paylaşabilir mi acaba.. |
|
![]() |
|
hale
Yeni Üye
Kayıt Tarihi: 17.Ocak.2009 Konum: mimari Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 29 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 03.Mart.2009 Saat 00:17 |
|
derste konuşulanların ana başlıkları.. hatırlatma yapmak için...
TASARIM FELSEFESİ II
10.02.09 Salı Felsefe: bilgi sevmek Filozof: bilgi seven ( bilgiye aşık ) Felsefenin Modelleri
Tasarım : Fayda, şekil ( 2D ) ve/veya form ( 3D ) geliştirilmesi Tasarımcının kurtulması gerekenler : ezbere yaşamak, peşin yargı, bildiğini sanmak İnanç tasarım için ön şart… http://www.biomimicryinstitute.org/ inceleyin... 17.02.09 Salı Tasarım Modelleri
Kendi tasarım felsefemizi geliştirebilmek için sürekli tasarım yapmak gerekli. Başlangıç noktası… Ontoloji – varlık Epistemoloji – bilgi Estetik – güzellik Etik – fayda , ahlak Ontoloji – varlık …Bitiş noktası Başlangıç noktasından bitiş noktasına ve tekrar başlangıç noktasına doğru devir daim vardır. Başlangıç noktasındaki 1. ontoloji başkalarının bıraktığı eserlerdir, bitiş noktasındaki 2. ontoloji bizim bıraktığımız eserlerdir. Alabalığın devir daimi : Alabalık doğar büyür ve kendini akıntıya bırakarak nehrin denizle buluştuğu noktaya kadar gider ve o noktada geri döner ters yüzer ve doğduğu noktaya gelip yumurtlar. Devir daim / devinim – kültür oluşur ∞ sonsuzluk içinde varlık Allah’ın işaretidir. Sonsuzluk içinde bir noktayız ve en iyi yarışımızı ortaya koymamız gerekir. Tasarımcı yaratıcılık yapmaz… insan gördüğü ile yeni mix ve fix ler ortaya çıkarır Fix : kaynaştırarak karıştırmak ( süt + su ) homojen Mix : kaynaştırmadan karıştırmak ( salatalık + yoğurt ) heterojen Örnek tasarım
Bu kısma kadar tasarım misal alemindedir. Misal aleminden Şahadet alemine ( şahit olma alemi ) beş duyu ile geçiş yapılır. Yani tasarım önce düşünce dünyasında gerçekleşir sonra gerçek dünyada gerçekleşir.
Jules Verne “ birisi hayal ederse birisi gerçekleştirir ” 24.02.09 Salı Brief Konsept Sözel Tasvir Sayısal Tasvir Üretim Spor Sağlık Anatomik yarım kalp Kompleksi Su damlası Cephede damla Yüzme Hız Liquit Olimpik Dalga Tek dalga, kırılırken Kapalı Can simidi Yarım simit Zaman Küp, şeffaf, havuz içinde saat Balık Balık formu Midye Midye içinde inci |
|
![]() |
|
UMMU
Üye
Kayıt Tarihi: 30.Aralik.2008 Konum: Grafik Prod. Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 61 |
Alıntı Cevapla
Gönderim Zamanı: 15.Mart.2009 Saat 18:51 |
|
sevgili hale seni her ne kadar tanimiyorsak da diger bolumden biri olarak ders notlarini ilgiyle takip ediyoruz ;-) benim kayit cihazi biraz zahmetli senin kadar hizli paylasamiyorum. paylasimlar icin tesekkurler... |
|
![]() |
|
Yanıt Yaz
|
| Forum Atla | Forum İzinleri ![]() Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |